Tarihten ibret almayanlar için!..

Uğur Dündar'ın Tarihten ibret almayanlar için!.. başlıklı yazısı

Sayın Uğur Dündar,

Konu: Tarihten ibret almayanlar için!.. Başlıklı yazınız.

Yazınızda Çernobil kazasının oluşum şeklini anlatmışsınız. Doğrudur.

Ben yazınızın son bölümünde yapılan yorum ve anlatım hatalarına değinmeye çalışacağım.

Öncelikle bir nükleer santral kazasındaki en tehlikeli durum nükleer reaksiyonun kontrolden çıkarak yakıt çubuklarının erimesi ve kazanın bir şekilde yarılarak ergimiş yakıtla birlikte tehlikeli radyasyon yayan malzemenin dışarı sızmasıdır. Çernobil ise en tehlikeli olanıdır ve sonuç çok kötüdür.

Ancak bu kazanın aynısı 1979 yılında ABD de Three Miles İsland da Newyork yakınlarında olmuş fakat hiç duyulmamıştır. Sebebi tektir. Koruma kabuğu vardır.

İşte bu tip kazalara karşı tek önlem olan koruma kabuğu zamanın SSCB hükümetleri tarafından bazı Rus santrallerine yapılmamış ve bedeli de ağır olmuştur.

Sonuç: En önemli güvenlik kriteri olan güvenlik kabuğu mevcut bir santralden benzer bir kaza sonrasında zararlı Radyasyon yayımı olmaz.

Japonya'daki Fukuşima kazısında ise, yine koruma kabuğu görevini yapmış ve düşük bir riskle kaza atlatılmıştır. Ülkemizde batı ve UAEKurumu kurallarına göre “Koruma kabuğu” olmadan NS yapmak olası değildir. Kaldı ki, Rusya da kaza sonrası koruma kabuğu olmayan NS inşası yapmamıştır. Demek ki ülkemizde, şartnameler gereği bu kurallar uygulanacak ve olası riskler baştan bertaraf edilecektir. Japonya da NSantrallerini kapatması kaza sonrası güvenlik amacı ile uygulanmış ve sonra da kaldırılmıştır.

Bu kazalar sonrası çıkarılan mühendislik dersleri ise yine UAEKurumu tarafından projelere ek uygulamalar ile ilave edilmiş ve edilmeye devam etmektedir.

Yazınızda değindiğiniz Metzamor riski ise çok önemlidir. Çünkü Metzamor da “Koruma Kabuğu olamayan bir NS olup hem bize hem de kendi halkına karşı ciddi riskler taşımaktadır. Dolayısı ile sınırımıza 16 km mesafede ciddi riskleri bulunan NS varken, ülkemiz niçin riski olamayan bir NS yapmasın? Sorusuna cevap aramalıdır. Dolayısı ile gerçek risk Karadeniz çevresinde bulunan sayılarını 10/12 civarında olduğunu bildiğimiz “Koruma Kabuğu” bulunmayan santrallerdir.

Yine sıkça dile getirilen; Bazı Avrupa ülkeleri NS kapatırken biz niye yapıyoruz? efsane sorusunun cevabı ise şöyledir; İsveç yıllardır kapatma konusunda karar alır ve uygulamaz. Almanya ve İsviçre’nin almış olduğu son kararlar da kapatma tarihleri olan 2022 ve 2034 tarihleri ise zaten çalışmakta olan NS nın ömürlerinin bittiği tarihtir. Kısaca karar kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Almaya %29 ve İsviçre de %38 elektriğini nükleerden elde ederken yerine neyi ikama edeceği ise parlamento kararında yoktur. Parlamentoların, Teknoloji hakkında karar almaları ne denli doğrudur diye sürekli tartışılmaktadır.

Meslek hayatımın 35. yılında dünyadaki toplam 65 devam eden NS santral inşası ise tarihi rekordur. Geçmişte bu sayılar 10-12 olup 15 i geçmezdi. Enerjide Hidrolik kaynakları tükenen ve Doğalgaz yatırımları ile bütçesi ciddi açıklar veren ülke(ler)miz için başka alternatif olmadığı da bir diğer gerçektir.

Bunun sayısal sonucunu ise biz değil G.Kore teknoloji bakanı Prof.Chung Ekim 2006 da İstanbul’da açıklamıştır: “8,2 milyar dolar değerindeki doğalgaz elektriğinin aynısını 400 milyon dolar Uranyum yakıtı harcayarak elde edebiliyoruz. Fark 21 kattır” İşte bu sayısal değerde enerji bütçemizin neden dikiş tutmadığını ve tutamayacağını belgeleyen hesaptır.

Bu bilgileri size NükTe grubu adına sadece bilgilendirme amacı ile iletiyorum. Platformumuzun tek amacı bilgi kirliliğini önlemek ve sayısal verilerdeki kafa karışıklına son vermektir. Buradaki bilgilere ait hesap ve sayısal değerler web sitemizde okumaya açıktır.

Saygılarımızla bilginize sunarım,

Adil Buyan
NükTe Platform
Koordinatör