Ülkemiz su kaynaklarının %15’i kullanılmaktadır efsanesinin doğrusu

Ülkemiz su kaynaklarının %15’i kullanılmaktadır efsanesinin doğrusu;

Enerjide hem zengin, hem fakiriz.”
Türkiye ortalama yükseltisi fazla olan bir ülkedir (1.132 m). Bu yükseklik, Asya’nın 1.050 m olan ortalama yükseltisinden daha fazladır ve Avrupa’nın 330 m olan ortalama yükseltisinin 3,5 katıdır. Ülkede yükselti batıdan doğuya doğru artmaktadır. Türkiye’nin başkenti olan Ankara’nın rakımı 875 (Ulus) metredir. Doğu’da düzlüklerin rakımı 2.000 m'ye kadar çıkmaktadır. Ülkemizde toplam 555 baraj gölü bulunmaktadır. Bunlardan sadece 135 adedinde elektrik üretilir.

Su varlığına göre ülkeler aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır;

Su fakiri: yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.000 m3'ten daha az. Su azlığı: yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 2.000 m3'ten daha az. Su zengini: yılda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 8.000-10.000 m3'ten daha fazla. Türkiye su zengini bir ülke değildir. Kişi başına düşen yıllık su miktarına göre ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundadır. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.500 m3 civarıdır.

Türkiye’deki baraj ve göletlere ait özellikler:

 

İŞLETMEDE

İNŞA HALİNDE/ PROGRAMDA

1 Ocak 2005

DSİ’ce

Diğer

Toplam

DSİ’ce

Diğer

Toplam

BARAJ (adet)

544

11

555

209

1

210

(Büyük Su İşleri)

201

11

212

85

1

86

(Küçük Su İşleri)

343

-

343

124

-

124

HES (adet)

53

82

135

53

17

70

(Kurulu Güç- MW)

10.215

2.416

12.631

8.982

465

9.447

(Yıllık Üretim- GWh)

36.481

8.844

45.325

29.581

1.725

31.306

GÖLET (adet)

47

617*

664

1

43*

44

SULAMA (milyon ha)

2,77

2,12

4,89

0,8

-

0,8

İÇMESUYU (milyar m3 )

2,50

0,46

2,96

1,09

-

1,09

TAŞKIN KONTROL ALANI (milyon ha)

1,0

-

1,0

0,5

-

0,5

2007 detaylı bilgiler
www.dsi.gov.tr

  1. Hidrolik Enerjide baraj sayıları ve güçleri: Ref: DSİ

HİDROELEKTRİK

POTANSİYELİMİZ

PROJE-BARAJ

adet

YÜZDESİ

%

KURULU GÜÇ

MW

İşletmede

135

%35

12.631

İnşâ halinde

70

%26

9.447

Atıl Kapasite

503

%39

14.182

Toplam

708

%100

36.260

Bu tablodaki 135 barajı devletimiz; büyüklerden başlayarak yapmıştır ve de doğru bir politika olmuştur. İnşâ halindekileri ilave edince toplam 205 baraj olur ki; hidrolik enerjimizin %61'ünü kullanmış oluruz. Geriye kalan proje safhasındaki 503 barajda ise durum şöyledir:

Yapımı bekleyen 502 baraj içinde cazip olan 101 barajımız kaldığı tablodan gözüküyor. Kısaca hidrolik sermayemiz budur. Burada irdelenmesi gereken bir diğer hususta küçük barajların nasıl yapılacağıdır. Bu barajları özel sektör yaptığında 1/3 fiyata mâl ettiği için, devlet içinde cazip olmamaktadır. Yıllardır küçük enerji kaynaklarını yasal eksiklikler nedeni ile özel sektöre devredemeyen ülkemiz maalesef bu konuda batı normlarına uyamamıştır. 2006 yılı itibari ile gerekli yasal düzenlemeler yapılmıştır. Özel sektörce küçük barajlardan 17 adedinin yapımı devam etmektedir. Sözleşme aşamasında da ciddi sayıda proje beklemektedir.

DSİ yetkilileri su konusunda ülkemizi şöyle yorumluyor: Enerjide fakir, sulamada orta halliyiz. Bu tablo; gelecekte tüm elektriği barajlar sayesinde halledebileceğimizi iddia etmenin ne denli geçersiz olduğunu bilimsel olarak ortaya koymaktadır. Bu tip iddiaların sadece bir EFSANE olduğu açıktır.

Bir diğer önemli konuda çevre koruma meselesidir. Her baraj yapımında kilometrelerce kare alan sular altında kalmakta, ciddi bir göç sorunu da ortaya çıkmakta, yapım için gerekli olan ÇED (çevre değerlendirme) raporu sorun olmaktadır.

İşte Birecik baraj inşaatında binlerce aile bahçelerini ve tarlalarını kaybetti. Bir çok tarihi eser sular altında kaldı. 1994 yılından itibaren yapılan kamulaştırma tutarı ise 400 milyon YTL'yi aşmıştır. Ancak 2006 Eylül ayı itibari ile paralarını alamayan bir çok mağdur vardır. Baraj yapımının ne denli pahalı olduğunu düşünürken bir de 26 Haziran 2006 tarihli Milliyet gazetesindeki Yusufeli’ne bakın. (üstte) “O bağ ve bahçelerin hiçbiri kalmayacak. Baraj yapılınca ovalar yok olur ve kıraç dağlar insanlara kalır. İçimiz buruluyor Hasankeyf için Fırtına vadisi için ne diyelim? İçimiz burulsa da enerji uğruna sineye mi çekeceğiz? Karar sizin. Ancak kömürdeki durumunda hidrolikten pek farklı olmadığını sakın unutmayınız.!

NükTe Platform

Geri Dön