Nükleerde iki Yıldız, biri Başbakan’ın emrinde, biri yalnız

Nükleer santral ihalesi iptale doğru gidiyor. Gerçi Enerji Bakanı Taner Yıldız geçen Çarşamba Antalya’da gazetecilerle yaptığı sohbette konunun hala ortada olduğunu söyledi ama satır aralarından ve hatta satırların kendilerinden çıkan anlam budur.

Yıldız ihalenin ideal olmayan bir şartname ile yapıldığını ve ortaya çıkan fiyatın yüksek olduğunu söyledi.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, “Eğer ihale sizin bakanlığınız döneminde yapılsaydı aynı yöntemi mi izlerdiniz?” sorusuna “Hayır. Mutlaka daha çok katılımın olabileceği bir seviye olurdu” dedi.

“Baştan (şartnameye kamunun işi yapacak şirkete ortak olacağı yazılsaydı) .. fiyat değişirdi. Daha çok katılımcı .. olabilirdi,” dedi.

“On beş küsur cent bir kere nükleer için yüksek bir fiyat. Bunu bu kadar açık, net, şeffaf konuşuyorum çünkü sonuçta geldiğimiz rakam, bizim ortalama olarak Türkiye’de ürettiğimiz rakamın üzerinde. Biz bundan hoşnut değiliz... Nükleeri mutlaka yapmamız şart ama makul fiyatlarda,” dedi.

Mahkemede söylenmiş olsaydı bu sözler ihale aleyhine ifade olarak kabul edilirdi. Nükleeri makul şartlarda yapmanın yolu ihaleyi iptal etmek, projenin çekiciliğini maksimum düzeye getirecek bir şartname hazırlamak ve yeni bir ihale açmaktır.

Sektör bunu bekliyor. Şartname düzgün hale gelirse ona yakın uluslar arası konsorsiyumun katılacağı kesin.
Piyasa koşullarına uygun bir şartname “fiyatları üçte bir ile dörtte bir çeker,” dedi, sektörden üstü düzey bir şirket yönetici.
“Üç ayda Rusları dehşete düşürecek fiyat veririz.”

Ruslardan kasıt bir yıl kadar önce yapılan ihaleye tek teklifi veren Gazprom’un yan kuruluşu Atomstroyexport ve ortaklarıdır. İhale komisyonu verdikleri fiyatı yüksek bulduğu için süreç sürüncemede kaldı.

İhale gerçekten iptale gidiyor mu? Yıldız geçen hafta fiyatın kabul edilebilir düzeye indirilmesi halinde ihalesinin Ruslara verileceğini söylemişti.

Hangi Yıldız’a inanmak lazım?

Bence iki Yıldız var. Birincisi doğruyu yapmak isteyen ve doğrunun ne olduğunu bilen Yıldız’dır. Diğeri Ruslara bir jest yapmak isteyen Başbakan’ın emrindeki Yıldız’dır.

Birinci Yıldız’a kalsa ihaleyi hemen iptal edecek. Çünkü Rusların fiyatı istenen düzeye çekmesinin işi kurtarmayacağını biliyor. Ruslar fiyat kıracaksa kamu projeye ortak olacak ve bir takım garantiler verecek diye kıracak. Ama kamu ortaklığı ihale şartnamesinde yoktu. Sonradan bahşedilen bir imtiyazdır.

Yıldız Nükleer Güç Santralleri Kurulmasına dair 2007 tarihli yasaya atıfta bulunarak bunun yasal olduğunu savunuyor.

Yasa “Bu kanundan yararlanmaya hak kazanan bir şirket ile bir iktisadi devlet teşekkülü iştirak ilişkisi kurabilir,” diyor. Ama “Siz bu maddeyi bir kenarda tutun ve işinize geldiğinde, işinize gelen şirket lehine kullanın” demiyor.

Yıldız da sektör de pek ala biliyor ki fiyatı belirleyen belki de önemli unsur kamu ortaklığıdır. Devlet finansmanı ucuzlatacak, nükleere has risklere karşı kol kanat gerip işi yapılabilir hale getirebilecek en (ve belki de tek) etkin organdır.

Bu gülü sektörden saklayıp tek teklifi veren şirkete atmak ne yasaldır, ne adildir ne de kamu yararınadır. Sanırım Yıldız bunu görüyor. Umarım patronuna da gösterebilir.