Hidrojen Gerçeği

Ağustos 2006

Hidrojen Enerjisi

Hidrojen 1500'lü yıllarda keşfedilmiş, 1700'lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14.4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır. Güneş ve diğer yıldızların termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır. -252.77°C'da sıvı hâle getirilebilir. Sıvı hidrojenin hacmi gaz halindeki hacminin sadece 1/700'ü kadardır. Hidrojen bilinen tüm yakıtlar içerisinde birim kütle başına en yüksek enerji içeriğine sahiptir (Üst ısıl değeri 140.9 MJ/kg, alt ısıl değeri 120,7 MJ/kg). 1 kg hidrojen 2.1 kg doğal gaz veya 2.8 kg petrolün sahip olduğu enerjiye sahiptir. Ancak birim enerji başına hacmi yüksektir.

Hidrojen doğada serbest halde bulunmaz, bileşikler halinde bulunur. En çok bilinen bileşiği ise sudur.

Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve/veya su buharı olmaktadır. Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1.33 kat daha verimli bir yakıttır.

Hidrojenden enerji elde edilmesi esnasında su buharı dışında çevreyi kirletici ve sera etkisini artırıcı hiçbir gaz ve zararlı kimyasal madde üretimi söz konusu değildir.

Konuyu Hidrojenin babasından dinleyelim:

Prof. Dr. Nejat Veziroğlu, 24 Ocak 1924 Üsküdar doğumlu Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi Başkanı...

Hidrojen, oksijenle bileşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan, kısa adı H olan bir gaz...

Dünyaca ünlü bilim adamı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu'nu can kulağıyla dinleyin. Üsküdarlı Veziroğlu, 80'in üstünde; babası Afyon Dinardan, annesi Trakya'dan. Rahmetli Adnan Menderes döneminin ünlü müteahhidi Kadri Veziroğlunun küçük kardeşi. İlk ve ortaokulu İzmir Karşıyaka'da, liseyi Pertevniyal'de bitirdikten sonra 1,5 yıl İTÜ İnşaatta okumuş. Sonra Londra Imperial College Makine, lisans, mastır ve doktora... Nükleer reaktörlerde temasta olan satıhlarındaki ısı naklinin hesabı adlı doktora tezinde sunduğu formüllerle nükleer dünyada çığır açma...

Hidrojen normal basınçta, normal ısıda gaz halinde bulunan sentetik bir yakıt.. .

- Atmosfer içinde milyarda bir ölçekte var ama, kainatın yüzde 90'ı hidrojen. Bütün yıldızlar, Güneş, Jüpiter başta olmak üzere gezegenlerin tamamına yakını hidrojen. Kainat kurulduğu zaman ilk meydana gelen element hidrojen oluyor. Kainatı kaplayan hidrojen, Einsteinın meşhur Bing-Bangiyle etrafa yayılıp yıldızlar meydana geliyor. Yıldızların çapı, muayyen bir büyüklüğü bulduğu zaman içlerinde füzyon dediğimiz kaynaşım reaksiyonu oluyor. Hidrojen atomları kaynaşıp helyum, helyum da hidrojenle kaynaşıp trityum oluyor. Bildiğimiz bütün elementler güneşin içinde fabrika gibi üretilip yüksek hızla fırlatılıyor. Bunlar uzayda birbirine yaklaştıkça, yerçekiminden dolayı bir araya toplanınca gezegenler meydana geliyor. Meselâ bizim dünyamız güneşin küllerinden meydana gelmiştir. Uzayda boşluk denen yerde santimetre küp başına 1 hidrojen molekülü var.

- Hidrojenin sihirli rakamı var: 74 Hidrojen gazını ilk olarak 1674de bir İngiliz âlimi buluyor ama, ne olduğunu bilemiyor. 1774'te meşhur Fransız kimyager Lavosière hidrojenin ayrı ve en hafif bir eleman olduğunu, yanınca su buharı meydana getirdiğini deneyle gösteriyor. Ona ‘Su doğuran' manasına gelen hidrojen adını veriyor. Yine bunda bir asır sonra, 1874'te ünlü bilimkurgu yazarı Jules Verne ‘Issız Ada' adlı eserinde hidrojenden söz ediyor. Bir grup Amerikalı, balonla Avrupa'ya giderken fırtınaya yakalanıp Pasifik'te ıssız bir adaya iniyorlar. Bir gece ateş başında otururlarken içlerinden biri, ‘Kömür' bitince taş devrine mi döneceğiz? diyor. Düşünün o zamanlar petrolün, doğalgazın adı bile yok, sadece kömür var. Bir mühendis cevap veriyor; ‘Kömür' bitince hidrojen kullanacağız, kömürden daha kuvvetli bir enerji kaynağı olacak diyor. Ondan bir asır sonra, 1974'te ben Miami Enerji Konferansında çıkıp ilk kez hidrojen enerjisi fikrini ortaya atıyorum. O güne kadar bu konuda yazanlar var ama, hidrojenin petrolün yerine geçecek bir enerji olacağını dünyada ilk söyleyen benim. Gördüğünüz gibi her buluşun gelişmesi bir asır sürmüş, 74 sanki hidrojenin sihirli rakamı. Hidrojen petrolün yerini almak üzere.

Miami, bizim sosyetiklerimizin de gözbebeğidir elbette. Rivâyet olunur ki, bilimle başı hoş olmayan pek çok Türk zenginin okyanusa nazır villaları, şatoları vardır orada.

- Miami Üniversitesinde 1962'de çalışmaya başladığımda yer aldığım ilk proje Mars'a gidecek ilk aracın hidrojen-atom reaktörlü motorlarıyla ilgiliydi. 1973'teki enerji krizinde çevreye zarar vermeyen alternatif enerji kaynaklarını araştırmak için Temiz Enerji Araştırma Enstitüsü'nü kurdum. Miami'de 1974de düzenlediğim konferansla dünyada ilk kez Hidrojen Ekonomisi - Hidrojen Enerji Sistemi fikrini ortaya attım. Önceleri bana ‘Hidrojen Romantiği' dediler, ama kısa süre çoğu yanımda yer aldılar. Hidrojenli yakıt pillerinden termik santrallere göre 2 kat yüksek randımanlı elektrik üretmek mümkündü. Bunu gören elektrik jeneratörü firmaları, hidrojene ilgi göstermeye başladı. Hidrojen çok temiz bir yakıttı, çevreyi hiç kirletmiyordu, derken otomobil firmaları da konuya el attı. Sadece petrol şirketleri karşı çıktı, beni boğmak için geniş bir konsorsiyum kurdular. Hattâ İklim değişikliğinin sebebi petrol değildir, geviş getiren ineklerdir diye raporlar çıkarttılar. Buenos Aires'te 1998'de yaptığımız 12. Dünya Hidrojen Enerjisi Konferansına dünyadaki bütün dev petrol şirketlerinin başkanlarını davet ettim. Sadece Shell konferansa 15 mühendis gönderdi, onun dışındakilerin hiçbiri cevap bile vermedi. Yener Bey, petrol şirketlerinin kendi tahminlerine göre 2015 yılı civarında petrol ve doğalgaz üretimi düşüşe geçecek. Petrolün yerini alacak hidrojen de Yine onların istasyonlarında satılacak. Yıllık bütçemiz 100 milyon dolardan fazla...

Veziroğlu dünyada hidrojen enerjisinin fikir babası olur da, Birleşmiş Milletler onu kendine danışman yapmaz mı?

- BM’e verdiğim raporlarda Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi kurulmasını önerdim. Uygun bulundu, UNIDO (Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü) benim talebime uyarak bu merkezin Türkiyede açılmasına karar verdi. BM yetkilileriyle birlikte 1992de Süleyman Demirel ve Erdal İnönü'yle ön anlaşmaları yaptık. 1996'da UNIDO Genel Kurulu oybirliğiyle çalışmalarımızı onaylayıp İstanbul'u tescil etti. Yılmaz, Ecevit hükümetleri anlaşmayı onayladı. Üniversite kampüsü gibi geniş tesislerimiz olacak, Sarıyerde güzel bir arsa bulduk, Bakan Pepe vermeyi vaat etti. Sanıyorum 4 sene içinde tesislerimiz biter; yıllık bütçemiz 100 milyon doların üstünde olacak ve bu para dışardan gelecek.

İstanbul'un havasında yüzde 18 oksijen var Şu ömrünüzü adadığınız hidrojen kaç paralık bir şey, nerede satılır?

- Şu anda hidrojen, petrol ve doğal gazdan 3 misli pahalı. Sıvı hidrojen ise petrolün 3 misli fiyatta. Hâlen dünyada 70den fazla hidrojen dolum istasyonu var, otomobiller için. İnşallah 2 sene içinde İstanbulda hidrojenle çalışan otobüs işleteceğiz. Bu arada birkaç dolum istasyonu da kurulacak. İçten yanmalı otomobillerin randımanı yüzde 15-20'dir, hidrojenlilerde ise enerjinin yarısı, yani benzinli motordan 3 kat daha verimli. Şu anda Rusya, Amerika ve Japonya'da nükleer santrallerden hidrojen üretmek için yoğun çalışmalar yapılıyor. Pekin'de yapılacak 2008 Olimpiyatında Çin, sporcuları hidrojenle çalışan otobüslerle taşıyacak. Halen kiraya verilen Toyota ve Honda'nın hidrojenli otomobilleri, 2008 den itibaren satışa çıkacak.

Yener Bey, dünyanın ileri memleketlerinde artık kömür ve linyit santralleri kurulmuyor. Avustralya, 40 sene ucuz kömür verecek diye, İskenderunda kömürle işleyen santral kurduk. Al krediyi, gir borca, 40 sene boyunca kömür almaya mecbur kal. Petrolün, kömürün, doğalgazın çevreye verdiği zarar yılda 5 trilyon dolar. Atmosferde yaşam için gerekli oksijenin yüzde 21 olması lazım ama, İstanbulun havasında ancak yüzde 18 var. Çünkü otobüsler, otomobiller, kamyonlar oksijeni çekip yakıyor. Onun için baş ağrısından migrene kadar her türlü hastalık oluyor. Hidrojen enerjisi sisteminde bunlar yok, şehirdeki hava kır gibi tertemiz, hava kirliği sıfır. Çünkü, hidrojeni üretirken onun kullanacağı oksijeni de üretiyoruz. Hidrojen sudan çıkan bu oksijeni kullanacak, havadaki oksijeni almayacak. Hidrojenli araçlarda kullanılan yakıt pillerinde hiç hareket eder kısım olmadığı için gürültü kirliliği olmayacak.

 

NükTe Platform

Kaynak: www.eie.gov.tr ve

Hürriyet Yener Süsoy röpörtajı : http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=271211

Ek bilgi için; http://www.kobi-efor.com.tr/haber_detay.asp?id=1592