Kömür Enerjisi (Termik)


NÜKLEER TEKNOLOJİ
BİLGİ PLATFORMU

KÖMÜR ENERJİSİ (Termik)

Bir maddenin moleküllerinin başka bir madde molekülleri ile yaptığı reaksiyon sonucu ortaya çıkan ısı enerjisine denilir. Bir malzemenin yanması olarak bilinen bu olguyu kimyasal enerji olarak da tanımlayabiliriz. Bunun en temel örneği yanan odun, kömür, petrol gibi fosil yakıtlar, kağıt vb. gibi birçok malzemelerdeki molekül ile havadaki oksijen molekülünün birleşerek ortaya çıkardığı ısı enerjisidir. Uzmanlar bunu termik enerji ya da ısıl enerji olarak isimlendirmektedir. Bu yanma esnasında da malzemesine göre açığa; CO2 (karbondioksit), SO2 (kükürt dioksit), Nox (Azot oksitler) gibi gazlar ile birlikte kül, karbon tanecikleri vb. materyaller ortaya çıkarak çevreye ciddi zararlar verirler. Gaz halindeki SO2 yağmur bulutları ile birleşerek asit yağmurlarına neden olabilmektedir. Asıl sorun ise; ortaya çıkan CO2 gazı neticesi "SERA ETKİSİ" olarak adlandırılan iklimsel sıcaklık artışlarına sebep olan olgudur.

Kömür, petrol ya da doğal gazdan elektrik elde edilmesi metodu hep aynıdır. Bir kazanın içindeki su, bu yakıtların yakılması vasıtası ile ısıtılarak kaynatılır ve elde edilen buharda bir türbini çevirir. Bu türbine bağlı olan jeneratör vasıtası ile de elektrik elde edilir.

2030 yılına kadar yapılan enerji kullanım oranları hesapları artık "SERA ETKİSİNE" endekslidir. Halen 23 Gton (milyar-ton) olan CO2 salımı 2030 yıllarında 42 Gton olacak bu ise +6 oC küresel sıcaklık artışına karşı gelecektir. İşte ülkemizdeki son yayınlanan kitabın başlığı: "Aklını Kaçıran Dünya"dır. Prof.Dr. Cengiz Yalçın (TAEK eski başkanı). Kitabın konusu ise sadece "küresel ısınma"dır. Bu ısınmaya engel olabilmek için ise OECD ülkelerinin kömür yatırımlarının çoğunu kapatmaları gerekir ki, dünyamız nefes alabilsin. İşte uygulaması imkansız gibi gözüken bu ve bazı çözüm önerilerinin ise gerçekleşmesini nasıl ve kimler yapacak? Kim denetleyecek? Ya da hep beraber bir felakete mi gideceğiz!! Belki de bir yeni yakıt türü bulunup insanlık kurtulacak mı? Bunlar 2008 yılı itibari ile maalesef belirsizdir.

KÖMÜR REZERVİ ve SAHALARIMIZ ile GÜÇ DURUMU:

Ülkemizde kömürle çalışan Termik Santral listesi ile Santral kurulmaya aday diğer saha ve rezerv değerleri ile kalori durumları aşağıdaki tablolarda mevcuttur. Ülke sermayemiz bu kadardır. Türkiye Kömür İşletmesi (TKİ) yetkilileri, ülkemiz kömürlerinin genç olmasından dolayı kalorilerinin çok düşük olduğu ve bazı yerlerde ise yeraltı işletmeciliği yapılacağı için ekonomik olmaması nedeni ile özel sektöre, hatta yabancılara da cazip gelmediğini beyan etmekteler. Afşin-Elbistan sahası 7 adet termik santralı kaldırabilecek kapasitede olup 2 tanesi yapılmıştır. Üçüncüsü ise ihale aşamasındadır. 7 santral yapılması durumunda ise; 40 yıllık rezerve sahiptir.

Çayırhan Termik Santrali

Aşağıdaki tabloda "E" kodu yerler elektrik üretimi yapan sahaları,"K" kodlu yerler de soba ve sanayi kömürü üretim alanlarını ifade etmektedir. "*" Kodlu Kömür üretim alanları da elektrik üretimi için uygun olan sahaları belirtmektedir. Rezerv bakımından kömür sahalarımızın az bir kısmı elektrik santralı yapımına uygun olduğu üzücü bir gerçektir. Tekirdağ Saray ilçesinde yapılacak santral ihalesinden önce yöre halkı, çevre kirliliği açısından yatırıma sıcak bakmamış ve karşıt eylemlere başlamışlardır. Gerçekten de Kömür santralleri hem küller ile hem baca gazları ile doğayı katletmeleri engellenememiştir. Yapılan tüm filitrasyon işlemleri de iyi netice vermemektedir. Bazı durumlarda filitrasyon maliyetleri ise santral yatırımının % 30'unu aşmaktadır. En büyük problem olan kalori düşüklüğü ise ANA sorundur. Kömürlerimizin %80'e yakını düşük kalori değerlidir. Kükürt ve kül oranları ise hayli yüksektir. Bu tip kömürler; yanma esnasında macunumsu bir hal almaları nedeni ile çevre kirliliğini önlemek için geliştirilen "Akışkan Yatak" teknolojisine uygun değildir.

Afşin-Elbistan A

İthal kömürde ise durum farklıdır. Kalorileri 7.000 üzeri olan bu kömürlerde kül ve kükürt oranları hayli düşüktür. Akışkan yatak teknolojisine de uygundur. Kömürden elektrik üretimi için yatırım maliyetleri ise baraj ve nükleerden çok farklı değildir. Elektrik kilovat-saat maliyeti ise alt düzeylerde olup oldukça cazip bir yatırımdır. İthal kömüre dayalı kurulan İskenderun ve benzeri santraller ise yine dış kaynak açısından ülkemizi zorlayacağı da ayrı bir gerçektir.

Bu durumu belgelemek için bir örnek; 1.000 MW gücünde bir kömür santrali bir yılda 2.5 milyon ton kömür tüketerek doğaya:

1) CO2 gazı 6.000.000 ton!

2) SO2 gazı 120.000 ton!

3) NOx gazları 25.000 ton!

4) Atık kül 600.000 ton!

5) Radyasyon 200 milyon Becquerel

6) Civa, kadmiyum, kurşun antimuan gibi toksik ağır metalleri salmaktadır.

Sonuçta ise maalesef "KÜRESEL ISINMA" kapıya dayanmıştır. Aslında "Aklını Kaçıran Dünya" için bu uyarı yeterli olacak mıdır bilemiyoruz.

Kömürün elektrikteki kullanım oranlarına bakalım: Türkiye %26, ABD %51, Yunanistan %62. Ülkemizin kömür yataklarını iyi kullanamadığını kabullenmek durumundayız. Fakat Küresel ısınmaya bakınca ve Çin'in her HAFTA 2x500 MW gücünde KÖMÜR santralını devreye aldığı ve her yıl İngiltere'nin toplam gücü kadar kömür santrali yapma programını nasıl kabulleneceğiz. Kısaca 2007 yılında dünya CO2 üretimi 27 Gton boyutunda iken 2030'da 42 Gton olacaktır. (1 Gton=1 milyar ton) Bu ise +6 0C sıcaklık artışına karşılık gelmektedir. Dünya tahıl üretimi ciddi azalmaya gireceği için bu seferde kıtlık-açlık doğacaktır. Bu sıcaklık artışını +3 0C ile sınırlandırmak için OECD ülkelerinin 1 Trilyon Dolarlık kömür yatırımlarını kapatması gerekmektedir!! Dünya Enerji Ajansı'nın belirlediği ilk 3 acil öneri ise şunlardır;

1) Enerji verimliliğinin arttırılması,

2) Yenilenebilir kaynakların hızla değerlendirilmesi,

3) Nükleer santral yatırımlarının hızla arttırılması.

Bize göre gerçekten içinden çıkılması zor bir durum ortada olup ortak akıl gereği ülkelerin anlaşması ve yeni KYOTO protokollerini imzalanması yerine, büyük devletlerin bu konuda hiçbir suçu olmayan gelişmekte olan ülkeleri bu faturaya "nasıl ortak ederiz" diye düşünmelerini kabullenmek mümkün değildir.

Ülkemizin kömür-elektrik üretim ve rezerv gerçeği aşağıdadır.

KÖMÜR
SAHALARI
ÜRETİM
Elektrik
TOPLAM
REZERV (Ton)
KÖMÜR
SAHALARI
ÜRETİMKömür TOPLAM
REZERV (Ton)
Afşin-Elbistan E 3.357.340.000 Adana-Tufanbeyli K 271.302.000
Manisa-Soma E 689.450.000 Adıyaman-Gölbaşı K 57.142.000
Ankara-Beypazarı E 390.317.000 Bingöl-Karlıova K 88.884.000
Muğla-Milas-Yatağan E 750.214.000 Bolu-Mengen K 142.757.000
Çanakkale-Çan E 92.483.000 Çankırı-Orta K 123.165.000
Kütahya-Tunçbilek E 317.732.000 Kütahya-Gediz K 23.945.000
Kütahya-Seyitömer E 198.666.000 Tekirdağ-Saray * K 141.175.000
Sivas-Kangal E 202.607.000 Amasya-Yeniçeltek K 19.791.000
Bursa-Orhaneli E 34.791.000 Yozgat-Sorgun K 13.206.000
Zonguldak-Çatalağzı E Filtre-TozKömür Bolu-Göynük K 43.454.000
      Çorum-Dodurga K 24.223.000
      Keles-Davutlar * K 39.000.000
TOPLAM   6.033.600.000 TOPLAM   988.044.000
* Elektrik üretimi için satışta olan sahalar Ref: 15. Kömür Kongresi Bildirgesi-2006 MTA

TÜRKİYE LİNYİT REZERVLERİ ve KALORİ DAĞILIMLARI

LİNYİT KALORİSİ YÜZDESİ REZERV
3.000-3.500 %6.9 478.170.000
2.500-3.000 %13.2 914.760.000
1.000-2.500 %79.9 5.537.070.000
TOPLAM %100 6.930.000.000

TAŞKÖMÜRÜ REZERV ve KALORİ DEĞERİ

6.500-7.000 Tamamı 423.000.000

Ülkemizin toplam Kömür rezervi 8.2 milyar ton olup 3.5 milyar tonu Afşin-Elbistan'dadır. Kalorisi ise 1.100 civarıdır. Ancak açık işletme olması, ülkemiz için en büyük fırsattır ve bu fırsatı da devlet değerlendirmiştir. Afşin-B de hizmete girmiştir. Santral sayısı kömürün kullanım süresini belirlemektedir. Bu tablo da kömür konusunda da ülkemizin zengin olmadığını açıkça belgelemektedir. Ancak elbette hidrolikte, kömürde ULUSAL enerji kaynağı olup birinci önceliğimiz olmaya devam etmelidir.

Afşin-Elbistan B
Çatal Ağzı Termik Santrali